Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket bergen fan clubKPSS Kamu Personeli Seçme Sınavı

KPSS Kamu Personeli Secme Sinavi 2008 2009 lisans onlisans lise


Blog For Free!


Archives
Home
2008 May
2008 April
2008 March
2007 August
2007 July
2007 June
2007 May
2007 April
2007 March
2007 January
2006 December
2006 November

My Links
resimler art
bedava siteler bedavalar free zone ticket şans
iddaa, futbol kültürü, taraftar tribün dergi köşe yazarları

tBlog
My Profile
Send tMail
My tFriends
My Images


Sponsored
Blog


Photobucket - Video and Image Hosting HitAlVer Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket
Okul Yöneticiliklerine Nasıl Atama Yapılacak? - atama - atamalar - atamalari - atamalara kpss kpds k p s s
04.25.08 (4:11 am)   [edit]
Okul Yöneticiliklerine Nasıl Atama Yapılacak?
Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticileri Yönetmeliği 24 Nisan 2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girecektir. Önceki yıllarda çıkarılan düzenlemelerin aksine bu kez sadece belirli kriterlere verilen puanlara göre bir atama yapılacaktır. Puan verilecek kriterler yönetmeliğe ekli Yönetici Değerlendirme Forumu ile tek tek tespit edilmiştir. Öğretmenler bölüm sorumlumuz Ahmet Kandemir tarafından hazırlanan ve 5 başlık halinde özet bir değerlendirme içeren açıklamalar için başlığa tıklayınız.

Yönetmeliğin soru ve cevaplarla irdelenmiş ve adayların akıllarına gelebilecek sorulara yanıt içeren daha geniş dosya için buraya tıklayınız.

1- HERKES İÇİN AYNI OLAN GENEL ŞARTLAR

Yöneticilik görevlerine atanacaklarda aranılan genel şartlar nelerdir?

1-Yükseköğreni m görmüş olmak,

2- Öğretmenlikte adaylığı kaldırılmış olmak,

3- Son yıla ait sicil notu iyi olmak kaydıyla son üç yıllık sicil notu ortalaması 76 puandan aşağı olmamak,

4-Son üç yıllık hizmet süresi içinde, yöneticilik görevi olanların yöneticilik görevi adli veya idari soruşturma sonucu üzerinden alınmamış olmak,

5-Zorunlu çalışma yükümlül&u uml;ğü gerektiren yerler dışındaki eğitim kurumu yöneticiliklerine atanacaklar için ilgili mevzuatına göre zorunlu çalışma yükümlül&u uml;ğünü sağlık veya eş durumu özrüne dayalı olarak erteletmiş, tamamlamış ya da bu yükümlül&u uml;kten muaf tutulmuş olmak.

6-Halk eğitimi merkezi ile öğretmenevi ve akşam sanat okulu yöneticiliklerine atanacaklarda herhangi bir alan öğretmeni olmak şartı aranır.

7-Rehberlik ve araştırma merkezi yöneticiliklerine atanacaklarda rehber öğretmen veya özel eğitim öğretmeni olmak şartı aranır.

8-Turizm eğitim merkezlerine atanacaklarda otelcilik ve turizm meslek liselerine atölye laboratuar veya meslek dersleri öğretmeni olarak atanabilecek nitelikte olmak şartı aranır.

9-Diğer eğitim kurumlarına atanacaklarda ise atanacağı eğitim kurumunda Talim ve Terbiye Kurulu kararlarına göre aylık karşılığı okutabileceği ders bulunmak şartı aranır.

10-Anadolu statülü eğitim kurumları, fen liseleri, sosyal bilimler liseleri, spor liseleri ve bilim sanat merkezleri yöneticiliklerine öncelikle bu eğitim kurumlarında görev yapan ya da yapmış olanlar arasından atama yapılır. Bu kurum yöneticiliklerine atanma şartlarını taşıyan aday bulunamaması durumunda diğer eğitim kurumlarında görev yapan adaylar arasından da atama yapılabilir. Bu şekilde ataması yapılanlar bu kurumların yöneticiliklerinden ayrılmaları halinde durumlarına uygun eğitim kurumlarına atanırlar.

Eğitim kurumlarının yöneticiliklerine atamada Duyuru nasıl yapılacaktır?

Atama yapılması planlanan eğitim kurumlarının yöneticiliklerine; valiliklerce il genelinde ve her adayın bilgi sahibi olmasını sağlayacak şekilde başvuru tarihinden en az 15 gün önce duyuru yapılır.

2- MÜDÜRLÜK, MÜDÜR BAŞYARDIMCILIĞI VE MÜDÜR YARDIMCILIĞINA ATAMA

Müdürlüğe atanma isteğinde bulunan adaylardan istenecek yöneticilik süreleri ne kadardır?

(C) tipi eğitim kurumu müdürü olarak atanacakların eğitim kurumu yöneticiliklerinde en az bir yıl görev yapmış olmaları gerekmektedir.

(B) tipi eğitim kurumu müdürü olarak atanacakların eğitim kurumu yöneticiliklerinde en az iki yıl görev yapmış olmaları gerekmektedir.

(A) tipi eğitim kurumu müdürü olarak atanacakların eğitim kurumu yöneticiliklerinde en az üç yıl görev yapmış olmaları gerekmektedir.

 

Müdür başyardımcılığına atanma isteğinde bulunan adaylardan istenecek yöneticilik süreleri ne kadardır?

Boş bulunan müdür başyardımcılıklarına atanmak isteyenlerden bu Yönetmelikte öngörülen genel şartları taşıyanlar, en az bir yıl süreyle yöneticilik yapmış olmaları gerekmektedir.

Müdür yardımcılığına atanma isteğinde bulunan adaylardan istenecek yöneticilik süreleri ne kadardır?

Her hangi bir süre bulunmamaktadır. Ancak, genel şartlarda da yer aldığı üzere öğretmenlikte adaylığı kaldırılmış olması gerekmektedir.

Müdür yardımcılığı, Müdür başyardımcılığı ve Müdürlüğe atanma isteğinde bulunan adaylar nasıl başvuruda bulunacaklardır?

Boş bulunan eğitim kurumu müdürlükle rine atanmak isteyenlerden bu Yönetmelikte öngörülen genel şartları taşıyanlar, valiliklerce yapılacak duyuru üzerine Ek-1’deki Yöneticilik İstek Formu başvuruda bulunurlar.

Müdür yardımcılığı, Müdür başyardımcılığı ve Müdürlüğe atanma isteğinde bulunan adaylar kaç tercihte bulunacaklardır?

En fazla beş eğitim kurumu tercih edebileceklerdir.

Müdür yardımcılığı, Müdür başyardımcılığı ve Müdürlüğe atanma isteğinde bulunan adaylar nasıl değerlendirilir?

Başvuruda bulunan adayların değerlendirmeleri Ek-2’deki Yönetici Değerlendirme Formu üzerinden yapılır.

Müdür yardımcılığı, Müdür başyardımcılığı ve Müdürlüğe atama işlemi hangi esasa göre yapılır?

Yapılan değerlendirme sonucunda adayların atamaları, tercihleri doğrultusunda puan üstünlüğ& uuml; esasına göre yapılır.

Eğitim kurumlarının yöneticiliklerine atanacaklarda, puan eşitliği halinde sırasıyla;

1-Lisansüstü düzeyde öğrenim görmüş,

2- Başöğretmen,

3- Uzman öğretmen,

4- Yöneticilikteki hizmet süresi fazla,

5- Öğretmenlikteki hizmet süresi fazla

olanlara öncelik verilir.

Mesleki ve teknik eğitim veren eğitim kurumlarına atanacaklarda yukarıdaki kriterlere göre yapılan değerlendirmede puan eşitliği olması halinde ise, bölüm, atölye veya laboratuar şefi olarak görev yapmış olan adaya öncelik verilir.

Diğer görevlerde bulunmuş olanların atanmaları nasıl olacaktır?

Öğretmenlikte adaylığı kaldırılmış olmak kaydıyla; Talim ve Terbiye Kurulu uzmanlığı, eğitim uzmanlığı ve (mülga) APK uzmanlığı görevleri ile şube müdürü ve daha üst unvanlı görevlerde asaleten geçirilen süreler beşinci kademe yöneticiliğinde, kamu kurum ve kuruluşlarında Genel İdare Hizmetleri Sınıfına dâhil şef kadrosunda geçen süreler dördüncü kademe yöneticiliğinde geçmiş sayılır. Halen bu görevlerde bulunanlar, duyurusu yapılan eğitim kurumu yöneticiliklerine atanmak üzere bu Yönetmeliğin 12, 13 ve 14 üncü madde hükümlerine göre valiliklerde görev yapanlar görev yaptıkları valilik, merkez teşkilatında görevli olanlar ise Personel Genel Müdürlüğ& uuml; kanalıyla başvuruda bulunabilirler.

3- NORM KADRO FAZLALIĞI HALİ

Norm kadro fazlası olacak yöneticiler nasıl belirlenir?

Norm kadro fazlası yöneticiler bu Yönetmelik eki Ek–2 Yönetici Değerlendirme Formu üzerinde yapılacak değerlendirmeye göre en az puan alandan başlanarak belirlenir.

Norm kadro fazlası yöneticiler ne kadar süre görevinde kalır?

İlgili mevzuatında belirtilen yöneticilik normuna esas ölçütler çerçevesind e yöneticilik norm kadroları düşen eğitim kurumlarında görevli yöneticilerin yöneticilikleri iki öğretim yılı daha devam eder.

Gerekli süreyi bekledikten sonra yapılan yeni değerlendirmede de yine norm kadro fazlası olan yöneticilerin durumu ne olur?

Bu sürenin sonunda yapılan norm kadro belirlemelerinde durumlarında herhangi bir değişiklik olmayan eğitim kurumlarında görevli yöneticilerin yöneticilikleri sona erer. Bu şekilde yöneticilik görevi sona erenler, bulundukları eğitim kurumunda branşlarında norm kadro açığı olması durumunda istemeleri halinde bu eğitim kurumuna, istekleri olmaması ya da açık norm kadro bulunmaması durumunda ise durumlarına uygun ihtiyaç bulunan bir eğitim kurumuna öğretmen olarak atanırlar.

4- GÖREVDEN AYRILANLARIN DURUMU

Yöneticilik görevinden ayrılanlar ne kadar süre ile tekrar yöneticilik görevine başvuramaz?

Yöneticilik görevlerinden;

1- Eş, sağlık, öğrenim durumu gibi özürler nedeniyle ayrılmış olanlar

2- Branş değişikliği nedeniyle ayrılmış olanlar

3- Norm kadro fazlası olması nedeniyle ayrılmış olanlar

hariç olmak üzere, kendi istekleri ile ayrılmış olanlar bir yıl geçmeden yeniden yöneticilik görevine atanamazlar.

Mevcut kadrolu yöneticilerin durumu ne olacaktır?

Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte eğitim kurumlarında asaleten yönetici olarak görev yapanlar görevlerine devam ederler.

5- MÜDÜR YARDIMCILIĞI SINAVINI KAZANANLARIN DURUMU

Müdür yardımcılığı sınavını kazananların durumu ne olacaktır?

11/1/2004 tarihli ve 25343 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği hükümlerine göre, müdür yardımcılığı için yapılan seçme sınavını kazanan adaylar, sınavların geçerlik süresi ile sınırlı olmak kaydıyla bu Yönetmelik hükümleri çerçevesind e müdür yardımcılığına atanmak üzere başvurmaları halinde kendi aralarındaki sınav puanı üstünlüğ& uuml;ne göre öncelikle atanırlar.

Puan verilecek kriterler ve puanlar ne kadardır?

Puan verilecek kriterlerPuanı
 Öğretmenlikte Geçen Süreler Her Yıl İçin (Yöneticilikte Geçen Süreler Hariç)0.1
EğitimiGörmüş olduğu her bir yüksek öğrenimin her yılı için1
Lisans Üstü EğitimiYüksek Lisans (Yönetim Alanında)5
Yüksek Lisans (Diğer Alanlarda)3
Doktora (Yönetim Alanında)8
Doktora (Diğer Alanlarda)5
Ödüller, Sicil, CezaSicil Ortalaması (Son Üç Yıl)90 ve Yukarı Olanlar İçin10
76–89 Arası Olanlar İçin8
En Fazla Üç Adet Olmak Üzere Aldığı ÖdüllerHer Aylıkla Ödül İçin8
Atamaya Yetkili Amirlerce Verilmiş Olan Her Takdir Belgesi için5
Her Teşekkür Belgesi için3
Aldığı CezalarHer Uyarma, Kınama, İhtar ve Tevbih Cezaları İçin—3
Har Aylıktan Kesme, Ders Ücretlerini Kesilmesi, Maaş Kesilmesi Cezaları İçin—5
He Kademe İlerlemesinin Durdurulması, Kıdem İndirilmesi Derece İndirilmesi Cezaları İçin—8
Kariyer *Uzman Öğretmen Unvanlı Olanlar İçin5
Başöğretmen Unvanlı Olanlar İçin8
Ek Puan **Atanmak İstediği Eğitim Kurumuna Branşı İtibariyle Öğretmen Olarak Atanabilecek Nitelikte Olanlar İçin5
Kurucu Müdür Olarak Görev Yapanlardan Görev Yaptıkları Eğitim Kurumuna Atanmak İsteyenler İçin5
Yön. Hzm.Vekâleten Müdür Yardımcılığında geçen her yıl için0.8
Asaleten Müdür Yardımcılığında geçen her yıl için1
Vekâleten Müdür Baş Yardımcılığında geçen her yıl için0.9
Asaleten Müdür Baş Yardımcılığında geçen her yıl için1,1
Vekâleten Müdürlükte (A,B,C tipi) geçen her yıl için1,2
Asaleten Müdürlükte (A,B,C tipi) geçen her yıl için1,3
Eğitim Kurumu Yöneticiliklerinde Görevlendirme Olarak Geçen Sürelerin Her Yılı İçin1

Açıklamalar

(*) Yüksek lisans ya da doktora yapmış olan uzman ve başöğretmenlere ayrıca puan verilmez.

(**) Meslek liseleri ve mesleki teknik ortaöğretim kurumu yöneticiliklerine atanacaklar bakımından atölye, laboratuar veya meslek dersleri öğretmeni olanlara değerlendirme sonucu çıkan toplam puanın %10'u ayrıca ek puan olarak verilir.

1 Comments
 
Yönetici Atama Kararı ve MEB'in İzlemesi Gereken Kaçınılmaz Yol
04.07.08 (11:15 am)   [edit]
Yönetici Atama Kararı ve MEB'in İzlemesi Gereken Kaçınılmaz Yol
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun her bir madde için ayrı ayrı gerekçe yazılmasını istemesi sonrasında, dosyayı gönderdiği Danıştay 2. Dairesinin kararını 4 Nisan tarihinde yayımlamıştık. Haberimizde de yer aldığı üzere Danıştay, 26 sayfalık gerekçe yazmıştı... Danıştay tarafından verilen 26 sayfalık kararın, özet ve temel ilkelerini bir kez daha ortaya koyuyoruz.
7 Nisan 2008 10:45

Danıştay tarafından verilen 26 sayfalık kararın bir özetinin yapılmasının ve temel ilkelerinin ortaya koyulması tüm eğitimciler için yararlı olacaktır.

Öncelikle bu kararın bir tarihçesini hatırlatarak başlayalım.

AKP iktidarının Milli Eğitim Bakanı Sayın Doç. Dr.Hüseyin Çelik Döneminde Eğitim Yöneticileri için düzenlenen tüm yönetmeliklerin bazı maddeleri hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle açılan davalar neticesinde yargıdan dönmüş ve bu süreçte ilki 11.01.2004 tarihinde yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin tamamını yürürlükte n kaldıran Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama Yönetmeliği 13.04.2007 tarihinde yayımlanmış ve yayımlandığı gün Eğitim-İş ve ardından Türk Eğitimsen ile Eğitimsen sendikaları tarafından yargıya taşınmıştı.

Danıştay 2.Dairesi 30.04.2007 tarihinde idarenin savunmasını almaksızın Yönetmeliğin Yürütmesinin Durdurulmasına karar verdi. CHP Yalova Milletvekili Muharrem İNCE tarafından verilen soru önergesine Bakan Çelik tarafından verilen cevaba göre 15.000 yönetici ataması bu yönetmeliğe göre yapılmıştı. (http://www2.tbmm.gov.tr/d23/7... linkinden görülebilir.)

Bu atamaların geri alınması için Eğitimsen tarafından açılan dava sonucunda bu atamalar bakanlıkça geri alınmıştı.

Mahkeme ilk görüşmesini yapmış idareden savunma almamıştı. Bu nedenle idarenin de savunmasını alarak yaptığı değerlendirme sonucunda MEB tarafından Danıştay Dava Dairelerine itiraz edilmişti. Bu itirazı değerlendiren yüksek mahkeme karar metninde yürütmesi durdurulan maddeler hakkında ayrı ayrı gerekçe yazılmadığı gerekçesiyle alınan kararı şekil yönünden iptal etmiş ve dosyayı Danıştay 2.Dairesine tekrar görüşülme k üzere geri göndermişti.

Bu durum basında "MEB Yönetici Atama Davasını kazandı" şeklinde yanlış bir haber olarak yer almıştı. Dosyanın geri gönderilmesine istinaden mahkeme tarafından kanun gereği öncelikli görüşülme si gereken dava konusu işlem tekrar ele alınarak Danıştay 2.Dairesi tarafından yeniden ele alınmış önceki karar doğrultusunda bir karar vermiştir.

Önceki kararda var olan eksiklikler Danıştay Dava Dairelerinin dosyayı geri gönderme gerekçeleri doğrultusunda giderilmiş ve 26 sayfalık geniş kapsamlı karar ilgililere tebliğ edilmiştir.

Karar Metninin Değerlendirmesini Yapacak Olursak;

Bu kararda bulunan bazı hususlar bundan sonraki süreçte idari işlemlerde yapılması, uyulması ve yapılmaması gerekenler konusunda çok büyük ayrıntılar içermektedir.

Kararda;

1. İdari yargı yerlerince verilen kararların uygulanıp uygulanmaması konusunda idarenin herhangi bir "takdir yetkisi"ne sahip olmadığı, bu kararların doğruluğunu tartışma ve buna göre uygulama yetkisinin bulunmadığı, idarelerin bu alandaki yetkilerinin, "bağlı yetki" niteliğinde olduğu vurgulanmıştır.

2. Mahkeme tarafından İptal edilen bir idari işlem o işlemle ilgili ne varsa hepsini iptal eder. Yani 13 Nisan 2007 tarihli yönetmeliğin iptal edilen maddelerine göre yapılan ne kadar işlem varsa hepsi iptal olur.

3. Bu iptaller için herkesin tek tek dava açmasına gerek olmayıp herkes için uygulanması gerekmektedir.

4. Takdir puanı gibi subjektif değerlendirmeler objektif değerlendirmelerin asla önüne geçemez.

5. Müdürlük görevlerine atamaların yapılmasında, kriterleri objektif olarak belirlenmiş bir yazılı sınav yerine mülakat sınavı düzenlenmesi hukuka uygun değildir.

6. Kamu hizmetinin etkin ve süratli bir şekilde yürütülmes inin sağlanması amacıyla, liyakatin; kriterleri objektif olarak belirlenmiş bir yazılı sınavla saptanması gerekmektedir..

7. Adaylardan uygun görülmesi halinde birisinin atamasının atamaya yetkili makamca yapılması şeklindeki düzenleme yapılan daha önceki bir düzenleme; atamaya yetkili makamın öznel değerlendirmelerine ve mutlak takdirine yol açıcı nitelikte görülmüşt ür.

8. Müdürlük görevine yapılacak atamalarda adayların eşit koşullarda yarışmalarını sağlayan nesnel bir yöntem olan yazılı sınavdan sonra, her türlü öznel değerlendirmeye açık bulunan sözlü sınav yapılması, yazılı sınavın nesnel sonuçlarını etkisiz kılacağından; Yönetmeliğin sözlü sınav öngören düzenlemesi hukuka uygun değildir.

Denilmektedir.

Danıştay Kararına Göre Yönetici Atamadaki Hukuksal Temel İlkeler Neler Olmalıdır?

Öncelikle;

-Yöneticilik görevine aday olacakların haberdar edilmesini sağlamak suretiyle geniş katılımı ortaya çıkarma, (Duyuru yapılması şartı)

-Yöneticilik görevine aday olanların değerlendirilmesini, kriterleri objektif (nesnel) olarak belirlenmiş bir seçme usulü ile gerçekleştirme, (sınav, sicil, eğitim, hizmetiçi eğitim, ödül, akademik kariyer…)

-Değerlendirme kriterlerini, en uygun personelin seçilmesini sağlayacak biçimde oluşturma,

-Değerlendirmenin somut verilere (bilgi, belge) dayalı biçimde gerçekleştirilmes i suretiyle hukuka uygunluk denetiminin kapsamını sınırlandırıcı etkide bulunmama, biçiminde ifadelendirilebilir.

İkinci olarak da, Danıştay tarafından daha önce de aynı konuda verdiği kararlar; hukuka aykırılığını ortaya koyduğu normatif düzenlemelere benzer yeni düzenlemeler yapılmaması konusunda idareyi bilgilendirici açıklamalar içermektedir. Buna göre; idare, söz konusu Yönetmeliği yürürlükte n kaldırıp, yeni bir yürürlüğe koyarken anılan kararlarda yer alan ilkeleri göz önünde bulundurmak zorundadır.

(Yani mahkeme kararları doğrultusunda bir yönetmeliği en kısa sürede çıkarmak idarenin zorunlu görevidir.)

Kamu personelinin aynı hizmet örgütü içindeki başka bir göreve atanmasında göz önüne alınacak temel amaç, "kamu hizmeti"dir. Kamu personelinin temel işlevi; kamu hizmetini yürütmek olduğuna göre, atanmasında da göz önünde bulundurulacak temel ilke kamu hizmetinin daha iyi yürütülmes i amacı olmalıdır. Yapılacak atamalar bu amaca uygun yapılmalıdır. Yani amaç saptırılmadan bu işi yapabilecek en iyi kamu görevlisini seçmek yönünde bir düzenleme yapılmalıdır.

Mahkeme kararında ayrıca; hukuk kurallarının idari faaliyetlerin tüm ayrıntılarını düzenlemesi ve her somut olaya uygulanacak çözüm yollarını göstermesinin mümkün olmasının düşünülem eyeceğini vurgulamakta, yasa koyucuların çizdiği genel çerçeveler doğrultusunda idarenin takdir yetkisini kullanarak tüzük ve yönetmeliklerle gerekli düzenlemeleri yapacağı bu düzenlemeleri yaparken hukuk kurallarına uygun bir şekilde idare edilenlerin hak ve hukukunu koruyan bir şekilde düzenlenmesinin esas olması gerektiği ifade edilmektedir.

Bu konuda takdir yetkisinin idare de olduğu fakat günümüzde takdir yetkisinin kullanılmasına;

a- Takdir yetkisi tanıyan hukuki metinlerle (başta Anayasa olmak üzere kanun, tüzük ve yönetmelik gibi yazılı hukuk kuralları)

b- Yargı organlarının kararlarıyla bir sınırlama getirildiği görülmektedir.

İdare edenin takdir yetkisi; idare etmenin temel şartlarından biridir fakat, idare edenlerin keyfi olmaması için denetlenmeye ve sınırlanmaya ihtiyaç gösteren bir yetki durumundadır. Hukuk devleti ilkesinin doğal sonucu olarakta İdari Yargı yerleri tarafından gerçekleştirilen bu denetim ve sınırlamanın yapılması gerekmektedir.

İdare takdir yetkisini kullanarak düzenlediği konularda yargı denetimi yapılırken en çok ta değerlendirmelerin objektif kriterle saptanmış ölçütler e uyup uymaması üzerinden yapılmaktadır. Bu nedenle objektif olmayan kriterlerden uzak durulmalıdır.

Bakanlık tarafından iptal konusu yönetmeliğin neden bu şekliyle düzenlendiği konusunda mahkemeye sunulan savunmada;

"Bakanlığın etkin ve verimli hizmet üretmede tercih edeceği yöntemlerde hiç şüphesiz ki tasarruf hakkına sahip olduğunu, aynı amaca ulaşan çeşitli yol ve yöntemlerin hipotetik (varsayımsal) olarak herzaman mümkün bulunduğunu, hedeflere ulaşmak bakımından hangi yöntemin seçileceğinin, kurumun bilgi, birikim, deneyim ve uzman görüşlerinin oluşturduğu bir kararla belirlendiğini, dava konusu düzenlemelerin bu anlayışın uygulamaya yansıması ile oluştuğunu, bunun yanında, her kademedeki yöneticinin kendisine hiyerarşik olarak en yakın yöneticiyi atanmak üzere teklif etmesinin, o yöneticinin kendi başarısını da belirleme iradesini ortaya koyma gereğinden kaynaklandığını, bunun doğal ve mantıki bir durum olduğunu, bu tercihin etkili yönetime katkı sağlayacağının inkar edilemez bir gerçek olduğunu, bu yaklaşımın üst yöneticilerin yönetici adayları konusunda doğrudan sorumluluk alma durumlarını ortaya koyduğunu, idari iş ve işlemlerdeki süreçlerin kısaltılarak kararların zamanında ve etkin bir şekilde alınmasına, esnek ve ortaya çıkabilecek problemlere çözüm üretebilecek mahiyette olduğunu ve uygulamadan alınan geri bildirimlerin değerlendirilerek yapıldığı" ifade edilmiştir.

Mahkeme ise; " bu nedenler; yönetsel işlemin sebep unsurunu oluşturabilecek bir dayanak ve gerekçe niteliğinde görülmediğini& quot; vurgulamıştır. Yani ortaya koyulan gerekçe sebebi karşılayacak nitelikte bulunmamıştır. (Yani bu yönetmeliğin çıkarılmasında hukuki dayanak, amaç, kamu yararı, hizmetin gereği, kariyer, liyakat gibi temel ilkelere bağlı kalındığı ve en uygun olanın atanacağı noktasında gerekli veriyi mahkemeye sunamamıştır.)

Son Bölümde ise yürütmesi durdurulan maddelerin durdurma gerekçeleri sıralanmıştır.

Bu gerekçeler;

1- Daha önceki yönetmeliklerde var olan süre sınırlarının aşağıya çekilmesinin kamu yararı ya da hizmetin gereği ile bağdaşmayacağı (Örneğin A tipi kurum müdürlüğ& uuml; için 4 yıl yöneticilik yapmış olma şartının 3 yıla indirilmesinin anlamsız olduğu)

(Dava konusu hükümdeki sürelerin, mülga Yönetmelikteki sürelere göre kısa tutulmuş olmasını haklı gösterecek, bir başka ifadeyle, daha az kıdemi esas almanın kamu yararı ve hizmet gereklerine nasıl bir olumlu katkı sağladığını somut biçimde ortaya koyacak bir sebep de davalı idare tarafından ileri sürülmemiştir.)

2- Madde içeriğinin, yukarıda belirtilen normatif düzenlemelerle çerçevesi çizilen anlayışa ve Danıştay ikinci Dairesi'nin söz konusu kararları ile ortaya koyduğu içtihadi yaklaşıma aykırılık taşıdığı tartışmasızdır. Şöyle ki, dava konusu düzenleme;

3- -Sübjektif değerlendirmelere açık bir sistemi öngördüğ& uuml; için objektiflik ilkesinden uzaklaşmayı ifade etmektedir.

4- -Takdir yetkisine mutlaklık ölçüs&uu ml;nde bir etki kazandırmıştır.

5- -Yöneticilik görevine aday olmak isteyecekleri haberdar edecek bir içeriğe sahip olmadığı için fırsat eşitliğini ortadan kaldırmakta ve geniş katılımı engellemektedir.

6- -Takdir yetkisinin sınırlarını hiçbir kıstasla bağlı tutmayacak ölçüde genişlettiği için kamu personelinin mesleki anlamda kendini geliştirme isteğini sınırlayıcı bir sonuç doğurmaktadır.

7- -Hiçbir değerlendirme kriterine yer vermeyerek hukuka uygunluk denetiminin etkinliğini daraltmaktadır.

8- -Kariyer ve liyakat ilkelerini gözetmeyen yapısıyla kamu personeli açısından güvencesiz bir ortam yaratmaktadır.

9- -Görevin gerektirdiği niteliklere ilişkin bir vurguyu içermemesi nedeniyle en uygun personelin seçimini ve dolayısıyla kamu hizmetinin iyi işlemesini zorlaştırıcı bir etkiye sahiptir.

10- Diğer taraftan, dava konusu düzenlemede; yetkinin bu derecede kişisel değerlendirmeye açık olması, iyi niyetle kullanım halinde dahi, uygulanan işlemlerde büyük yanılgılara neden olabilecektir. Yapılacak değerlendirme hatalarının sonradan düzeltilmesi de oldukça güç bir uğraşı gerektirecektir.

11- Sonuç olarak, takdir yetkisindeki mutlaklık; keyfi ve kamu yararı amacı dışında uygulamalara neden olabilecektir.

Şeklindedir.

Bu Karara Göre Yeni Çıkarılacak Yönetmelik Nasıl Olacak?

Bu karar sonucunda İdare yani Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yeni bir yönetmelik yürürlüğe koyulacaktır.

Bu karardan sonra bu kararda özellikle vurgulanan en temel ilkelere mutlaka uyulmalıdır. Aksi yaklaşım hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'nin en büyük ve önemli bakanlığını çok daha büyük sorunlarla karşı karşıya bırakabilecektir.

Yeni Yönetmelik Çıkarılmasında Uyulması Gereken Temel İlkeler Nelerdir?

1- Mahkemeler tarafından verilen kararları bertaraf eden ya da bu kararlara aykırı bir hüküm bulunmaması

2- Kariyer, Liyakat, Hizmetin Gereği, Kamu Yararı ilkeleri gözetilirken Objektif Kriterlerin koyulması (Sınav,sicil, kıdem, yöneticilik kıdemi,ödül, hizmetiçi eğitim,eğitim, akademik çalışma, gibi akla gelebilecek objektif ve net kriterler)

3- Bu objektif kriterler ile koyulacak diğer kriterlerin Sınav Kriterini bertaraf etmeyecek yani anlamsız kılmayacak nitelikte olması. (Yürürlükt en kaldırılan 11.01.2004 yönetmelikte yapılan değişikliklerde koyulduğu gibi olmaması)

4- Örneğin A tipi kurum müdürlüğ& uuml; için 4 yıl yöneticilik yapmış olmaktan daha az süre öngörülmem esi. (Yani önceki mevzuattan daha az kıstası göz önüne almanın anlamsız olacağı)

5- Duyurunun şart olması, genel ve özel şartları taşıyan tüm personele mutlaka duyurularak başvuru hakkı verilmesi.

6- Değerlendirme kriterlerinin, en uygun personelin seçilmesini sağlayacak biçimde oluşturulması,

7- Yapılacak düzenlemede keyfiyet içeren en küçük hususun bulunmamasıdır.

Kısaca çıkarılacak yönetmelik; eğitim kurumlarına en uygun yöneticiyi belirleyecek kanunlarda belirtilen (Kariyer, Liyakat, Hizmetin Gereği ve Kamu Yararı) temel ilkeleri objektif kriterlere göre maksimum düzeyde ortaya çıkaran hukuk kuralları ile özellikle son mahkeme kararına (bir bakıma tüm uygulamaların ve kararların özeti de yapılmış olduğundan) uygun bir şekilde düzenlenmelidir.

Geçmişte görüldüğ& uuml; gibi ben yaptım olduculuk, adam kayırma, yandaş kollama ya da bulma gibi kısır döngülere dayalı bir yönetmelik mevcut durumu daha çok içinden çıkılmaz hale sokacağı gibi kurumlarda kaybolan iş barışını da iyice kötü duruma sokacaktır.

Bu yaklaşımın ne eğitimcilere, ne eğitime, ne de ülkeye yararı olmamıştır olmayacaktır. Yönetmelik çıkarılırken;

" 2005 sınavını son değerlendirmede kazanıp atama bekleyen 4500 öğretmen;

" 2006 sınavına girip yönetmelik olmadığından başvur hakkı verilmeyen 15.000 öğretmen

" 2006'da var olan yönetmeliğe göre geçmişte yaptıkları Kurucu Müdürlük ya da Müdür Yetkili Öğretmenlik görevleri nedeniyle yöneticilikleri müktesep hak olarak tanımlandığından 2006 sınavına alınmayan (15.000 öğretmenin kazandığı) sınava alınmayan ve yönetici olmak isteyen binlerce öğretmenden

Oluşan onbinlerce mağdur durumdaki eğitim çalışanının haklarının korunması konusunda öncelikle adım atılması gerektiğini aksi yaklaşımın hem hukuki hem de vicdani olmayacağını vurgulamakta fayda vardır.

Saygılarımla

Maksut BALMUK
Eğitim Yöneticisi
mb3453@gmail.com

0 Comments
 
Maliye, Bilgisayar İşletmeni ve VHKİ'ye Naklen Geçiş Şartını Değiştirdi kpss soru ve cevaplari
04.03.08 (11:35 pm)   [edit]
Maliye, Bilgisayar İşletmeni ve VHKİ'ye Naklen Geçiş Şartını Değiştirdi
Maliye Bakanlığı, görevde yükselme yönetmeliğini değiştirdi. Bu yönetmelikte, bilgisayar işletmeni ve VHKİ kadrolarına yapılacak naklen atamalar da düzenlenmişti. Önceki düzenlemede bu iki unvana naklen atanabilmek için bu unvanları görevde yükselme ile kazanmış olma şartı getirilmişti. Bu sınırlama kaldırılmıştır. Buna göre, bu unvanı ÖSYM yerleştirmesi ile alanlar da Maliye Bakanlığına nakil isteyebilecek. Bakanlık ayrıca naklen başka kurumlara giden personelinin dönüşü için düzenleme yapmıştır. 11 maddede yaptığımız inceleme için başlığa tıklayınız.
3 Nisan 2008 18:27

3 nisan 2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan yönetmelik değişikliği için tıklayınız.

Yönetmeliğin değişiklikten önceki hali için tıklayınız.

NELER DEĞİŞTİ?

 

 

1-İç Denetçileriler Merkez denetim elemanı tanımına dahil edilmişlerdir.

2-Defterdar unvanına atanabilecek olanlar arasında sayılan "İşletme Bölge Müdür Yardımcısı" bentten çıkartılmıştı r.

3- Maliye Bakanlığı Personelinin Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik hükümlerine tabi olmayan personelden sınav sonucu ataması yapılanlar, atandıkları birimin bulunduğu il sınırları içerisinde fiilen iki yıl görev yapmak zorundadırlar. Ancak bu personele yeni bir hak tanınmıştır. Buna göre, bu personelden örevde yükselme eğitimine başvuru tarihinden sonra özür halleri ortaya çıkanlar, atanmak istedikleri yerde boş kadro bulunması kaydıyla, iki yıllık süreyi tamamlamadan durumlarına uygun yerlere atanabilirler. "Başvurularını eşinin görev yeri dışındaki bir yer için yapanlar, bu hükümden yararlanamazlar" şeklindeki sınırlamada ilgili hükümden çıkarılmıştır .

4-Birimler arası aynı grupta değişiklik yapabilme hakkı Uzman ve Eğitim Uzmanına da tanınmaktadır.

5-Sınavın merkezi olarak düzenlenmesi halinde sınav komisyonu “yazılı sınavın merkezi olarak yapılması halinde Personel Genel Müdürlüğ& uuml;nden en az Daire Başkanı düzeyinde bir üyenin başkanlığında birimlerden Şube Müdürü düzeyinde üç üye ile Çözümley ici veya Programcı unvanında bulunan bir üyenin katılımıyla en az beş kişiden,” olarak yeniden düzenlenmiştir.

6-Bilgisayar İşletmeni ile Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmenliğine atanmada sınavlara ilişkin olarak daha önceki hüküm düzeltilmiştir. Yeni hüküm şu şekildedir:

“Yazılı sınav, Personel Genel Müdürlüğ& uuml;nce merkezi olarak yapılır.
Bakanlıkça uygun görülmesi halinde birimlere/defterdarlıklara da yaptırılabilir.
Yazılı sınavın merkezi olarak yapılması halinde, yazılı sınavın duyurulması, itirazların değerlendirilmesi ve yazılı sınav sonuçlarının duyurulmasına ilişkin hususlar Personel Genel Müdürlüğ& uuml;nce yürütül&uu ml;r.”

Bu hükümde yer alan "birim" ifadesi yeni bir ifadedir. Daha öceki düzenlemede sadece "defterdarlık" yer almaktaydı.

7- Adli veya idari soruşturma ya da Maliye Müfettişleri veya Genel Müdürlük Kontrolörleri tarafından düzenlenen raporlar sonucu veyahut sağlık nedenleriyle görevi değiştirilenler daha önce sadece "daha önce görev yaptıkları unvanın görevde yükselme eğitimine ve sınavına" katılamamaktaydı. Yasak genişlemiştir. Yeni yasak şu şekildedir: "Bu şekilde atananlar daha üst unvanlar ile daha önce görev yaptıkları unvan ve bu unvanla aynı düzeyde olan unvanların görevde yükselme eğitimlerine ve/veya sınavlarına katılamazlar."

BİLGİSAYAR İŞLETMENİ VE VHKİ'YE GEÇİŞLER

8- Bilgisayar İşletmeni ile Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni unvanlarına atanabilme şartındaki sınırlama düzeltildi.

Maliye Bakanlığı naklen atamada sınırlama getirmiştir. Örneğin her unvanda naklen personel alımı yapılmamaktadır. Naklen personel alımı yapılabilecek unvanlar şu şekildedir:Uzman Tabip, Tabip, Daire Tabibi, Laboratuvar Teknisyeni, Röntgen Teknisyeni, Hemşire, Mühendis, Mimar, İstatistikçi, Şehir Plancısı, Tekniker, Teknisyen (Harita veya Kadastro Teknisyeni dahil), Mütercim, Tercüman, Bilgi İşlem Merkezi Müdürü, Çözümley ici, Programcı, Bilgisayar İşletmeni, Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni, Eğitim Uzmanı, Memur veya Koruma ve Güvenlik Görevlisi unvanlarında görev yapanlar...

Diğer taraftan naklen atama ile alınan Bilgisayar İşletmeni ile Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni unvanlarında ise sınırlama bulunmaktaydı. Örneğin Maliye bakanlığına geçmek isteyen bir VHKİ'nin bu unvanı görevde yükselme ile almış olması istenilmekteydi. Bu nedenle ÖSYM'nin KPSS tercih sistemi ile bir kamu kurumuna atanan ancak Maliye Bakanlığına geçmek isteyenler bu sınırlamadan dolayı geçiş yapamamaktaydı. Bu sınırlama kaldırılmıştır.

Yeni hüküm şu hale gelmiştir:

"Bu unvanı Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı veya yükseköğretim kurumları tarafından yapılmış memuriyete giriş veya görevde yükselme sınavında başarılı olması sonucu kazanmış olmak,"

9- Maliye Bakanlığı naklen diğer kurumlara geçen personeli için yeni düzenleme yapmıştır. Söz konusu düzenleme şu şekildedir:

"(4) Bu Yönetmeliğe tabi unvanlarda görev yapmakta iken başka kurumlara naklen atananlar, sicil raporu düzenlenen son üç yılın sicil notları olumlu ve ortalaması en az iyi derecede olmak, adli veya idari bir ceza almamış olmak şartıyla kadro ve hizmet ihtiyacı dikkate alınarak Bakanlıkta görev yaptığı unvanlara naklen atanabilirler."

10-Hazine avukatı unvanına naklen atamak isteyen "Adli ve idari yargıdaki Hakim ve Savcı"lar için yeni bir düzenleme yapılmıştır. Hakim ve savcılardan atanmak isteyenlerin aşağıdaki şartları taşımaları istenmiştir.

"a) Son sicil notu olumlu olmak kaydıyla son üç yıllık sicil notu ortalaması yetmişaltı puandan aşağı olmamak,
b) Sağlık durumu, yurdun her yerinde çalışmaya ve yolculuk yapmaya elverişli olmak,
c) Yapılacak sözlü sınavda başarılı olmak,
şartları aranır."

11-Yönetmelikte yer alan "döner sermaye" ibareleri çıkarılmıştır .
Görevde yükselme sınavına tabi olmayan unvanlar arasından "İşletme Bölge Müdürü,&qu ot; ve ", İşletme Bölge Müdür Yardımcısı" çıkarılmıştır .
"İşletme Bölge Müdürü,&qu ot; ve ", İşletme Bölge Müdür Yardımcısı" olarak atanma şartları yönetmelikten çıkarılmıştır .

0 Comments
 
İl Dışına İzinsiz Çıkış Yasalaşmalı
04.02.08 (4:21 am)   [edit]
İl Dışına İzinsiz Çıkış Yasalaşmalı
CHP Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş'in hazırladığı Devlet Memurları Kanunu'nda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifinin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önerge, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi. Bu önerge izinsiz il dışına çıkışa disiplin cezası verilmesini kaldırmaktadır. Bakan Şahin bu önergeye karşı çıkmıştır. Ancak, 5 yıldır beklenen kamu personel reformunun artık sadece mali düzenlemelerden ibaret olduğu herkesin malumudur ve ne zaman çıkacağı belli değildir. Bu nedenle Meclis'teki tekil düzenlemelerin yasalaşmasına karşı çıkılmamalıdır .
1 Nisan 2008 18:08

CHP Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş'in hazırladığı Devlet Memurları Kanunu'nda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifinin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önerge, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Nevzat Pakdil başkanlığında toplandı. Genel Kurul, CHP'nin, CHP Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş tarafından hazırlanan Devlet Memurları Kanunu'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin doğrudan Genel Kurul gündemine alınmasına ilişkin önergesini görüştü. Önergenin görüşmelerinde hükümet adına konuşan Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, yakın bir zamanda yeni bir Devlet Memurları Kanunu tasarısının TBMM önüne geleceğine işaret etti. Yılmaz Ateş'in gündeme getirdiği teklife göre Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin c bendinin g fıkrasının kaldırıldığına işaret eden Şahin, 125. maddenin, devlet memurlarına uygulanacak disiplin cezalarıyla ilgili bir madde olduğunu kaydetti. Bu maddeye göre aylıktan kesme cezası uygulanacak olan devlet memurlarının işlediği suçlardan birinin de amirinin izni olmaksızın çalıştığı il sınırları dışına çıkmak olduğuna dikkat çeken Şahin, böyle bir düzenlemeye Devlet Memurları Kanunu'nda gerek olmaması gerektiğini vurguladı.

Şahin, "Doğrudan gündeme alınmasına itirazımız yok ama Devlet Memurları Kanunu ile ilgili bir tasarı TBMM'ye gelecek. Zaten bu tasarı içinde bu düzenleme var. TBMM tabi ki gündemine hakimdir. Tek maddelik bir tasarıyı görüşüp kanunlaştırmak Genel Kurul'un inisiyatifindedir. Bir bütün olarak görüşüler ek bütün bu düzenlemeleri birlikte yapmanın daha doğru olacağı kanaatindeyim. Doğrudan gündeme alınmasında bana göre bir sakınca yok. Doğru bir düzenlemedir. Devlet Memurları Kanunu'nda çokça yapılması gereken, devlet memurlarını bundan fazla rahatsız eden maddeler vardır. Umuyorum ki bunları önümüzdeki süreçte gerçekleştiririz& quot; diye konuştu.


işte teklif metni

Madde 1: 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin (C) bendinin (g) fıkrası yürürlükte n kaldırılmıştır.

Madde 2: 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ek 20. maddesinin son fıkrası yürürlükte n kaldırılmıştır.

Madde 3: Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Madde 4: Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür

0 Comments
 
İlk Atamalarda Harcırah Veriliyor mu? harcirah nedir? harcirah almak nasıl olur kpss harcirah
04.01.08 (4:08 am)   [edit]
İlk Atamalarda Harcırah Veriliyor mu?
2002 yılı ile 1.1.2003- 22.07.2003 tarihleri arasındaki süre içerisinde, harcırah verilmemesinin nedeni Bütçe Kanununlarındaki düzenlemelerdir. Ancak söz konusu bu düzenlemeler daha sonra Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir. 12 Temmuz 2006 tarihinde yayımladığımız haberde bu dönem içinde atanmış olup da harcırahlarını alamayanların dava açması halinde harcırahlarını alabileceklerini belirtmiştik. 29 Mart 2008 tarihinde de konuya ilişkin olarak kazanılmış bir mahkeme kararını yayımladık. Devamı için başlığa tıklayınız.
31 Mart 2008 00:20

HARCIRAHDAKİ KARMAŞANIN TARİHİ

Harcırahlardaki karmaşanın tarihi 2002 yılına kadar gitmektedir. Maliye Bakanlığı yetkilerinin bulmuş olduğu formül üzerine, o yıldan itibaren hem naklen hem de ilk defa atamalarda harcırah verilmemeye başlanmıştır.

2006 yılına kadar uygulamada, harcırah verilmemesi için çok çeşitli düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenlemelerin bir kısmı bütçe kanunları ile yapılırken bir kısmı da ayrı özel kanunlarla yapılmıştır. Bütçe Kanunları ile yapılan düzenlemelerin tümü Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir.

İşte Anayasa Mahkemesinin bu iptal kararı nedeniyle 2002 yılı ile 1.1.2003- 22.07.2003 tarihleri arasındaki süre içerisinde, harcırah alabilme imkanı bulunmaktadır. Bu imkan Danıştay 2. dairesinin harcırahlardaki zamanaşımına ilişkin verdiği bir karardan kaynaklanmaktadır. Danıştay kararı için tıklayınız.

2006 yılında yayımladığımız haberde bu durumda olanlar için örnek dilekçeler yayımlamıştık. Bu dilekçeleri kendilerine uyarlayıp dava açanların bir kısmı davalarını kazanmaya başlamıştır. İşte 29 Mart 2008 tarihinde yayımladığımız karar bu türden bir karardır. Karara ulaşmak için tıklayınız.

NELER YAPILMALIDIR?

Mahkeme kararlarına göre, belirtmiş olduğumuz dönem için dava açanların, açtıkları davayı kazanma şansları bulunmaktadır. Ancak bu durum mahkeme hakiminden hakimine değişmektedir. Bir kısım hakimler yukarıdaki mahkeme kararlarına rağmen zamanaşımının geçirildiğini belirterek açılan davaları reddetmektedir. Bu husus göz önüne alınarak dava açılmalıdır.

22/7/2003'TEN SONRAKİ DURUMLAR

22/7/2003 tarihinden sonraki atamalara harcırah verilmemesini dayanak oluşturan kanuni düzenleme 4969 sayılı Kanuni düzenlemedir. Bu düzenleme, ilk defa atamalara harcırah veren Kanun maddesini kaldırmıştır ve henüz anayasa mahkemesince iptal edilmemiştir. Ancak bu iptal kararı olmamasına rağmen Sakarya Bölge İdare Mahkemesinin verdiği karar nedeniyle Sakarya bölgesinde çalışanların açtıkları davaları kazanmaları mümkün bulunmaktadır. Sakarya Bölge İdare Mahkemesinin kararı ve memurlar.netin değerlendirmeleri için tıklayınız.

Sakarya Bölgesi dışındaki yerlerde, kanun hükmü uygulanmakta ve harcırah verilmemektedir.

0 Comments